Gönderen Konu: BÜYÜK VE KÜÇÜK GÜNAHLARIN TARÎFÎ  (Okunma sayısı 1423 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı musluman

  • Musluman
  • ADMINISTRATOR
  • *
  • İleti: 10997
    • Rabbım duası kabul edilenlerden eylesin.
BÜYÜK VE KÜÇÜK GÜNAHLARIN TARÎFÎ
« : 23 Eylül 2005, 08:55:20 »
BÜYÜK VE KÜÇÜK GÜNAHLARIN TARÎFÎ

Günahların büyük ve küçük diye ikiye ayrıldığı ani, sonra bunların tarifleri nin ne olduğunu görelim:
Büyük Günahın Tarifi:
Ulema büyük günahın sınırı ve tarifi hakkında bazı şayler söylemişlerdir. Bunlar şeriat sahibinin, ihtilafsız olarak o amelin büyük günah olduğunu gösteren nass halindeki delilleri dir. îşte bunlardan bir kısmım burada yazacağız:
1- Ibni Abbas (r.a.) dan, şöyle demiştir: "Büyük günahlar Öyle amellerdi r ki, Allah Teala onun sonunu cehennem kılmıştır veya gazabına layık görmüş veya lanet etmiş veyahutta azab ile noktalamıştır." (89).
2-Ibni Atıyye'den: "Büyük günah kendisine had (ceza) gereken veya hakkında cehenneml e tehdit olan veyahutta kendisi hakkında lanet edilen her ameldir."
Buna yakın bir görüşte Îbnü's-Salâhtan ve başkalarından nakledilm iştir. (90).
3- imam Heysemi, büyük günahlar hakkında imam Gazali'nin şu sözünü nakleder: "Kişinin korkusuzc a ve pişmanlık duymayan bir vicdanla küçümseyerek ve cesaretle yaptığı (üzerine gittiği)   hata büyük günahtır. Nefsin aniden biliren arzularına teşvik eden, nefsin alışkanlık haline getirdiği pişmanlıktan ayrılmayan ve kendisind en lezzet alınmayıp üzüntü duyulan  hata büyük günah değildir. Alâî buna itiraz ederek şöyle dedi:"... ittifakla bu böyle değildir. Nas haline gelen tariften başka sınırlayıcı bir kaide varsa o, asıl tarif değil yakın tariftir." (91).
insan, büyük günah olduğunu bilerek, bir günahı işler, Bunu işlerken korksa da onu işlemekten pişmanlık duysa da, zina ve benzeri işleri yaparken bu duyguları duysa da o iş büyük günah olmaktan çıkmaz. Alâî'nin koyduğu kaide gayet iyidir.
4- İmam Kurtubi şöyle der: "Her günah ki şeriat ona büyük bir ceza takdir eder ve ona karşı çetin davranırsa veya varlıktaki za-
(89) Şerhu't-Tahaviyye, s. 371.   Nevevi, Müslim Şerhi, 2/85.   Ibni Hacer el-Heysemi, ez-Zevacir, 1/9
(90) İbni Hacer a.g.e. 1/6.   İbnü'n-Nahhas'ın Tenbİhü'l-Gafilin İsimli eserinde | (s.121) buna yakın görüşler vardır.
(91) Ibni Hacer, a.g.e. 1/7

rarınm büyüklüğünü beyan  ederse  o  büyük  günahtır.  Bunun dışındakiler küçük günahtır." (92).
îbni Abdü's-Selam şöyle der: "Büyük ve küçük günahlar arasındaki farkı bilmek istersen bir günahın yaptığı zararı, nasla belirtilm iş büyük günahın zararıyla kıyasla. Eğer büyük günühlann en azından daha az zararlıysa o küçük günahlardandır. En aşağı derecedek i büyük günahla eşit olursa, hatta ondan biraz daha ağır olursa o büyük günahlardandır. Doğru olan şudur: Büyük günahı, en az nasla bildirile n küçük günahı işlerken duyulan dini şuuru duyarak zaptı rabt altına almak gerekir." (93).
"Nasla bildirile n büyük günahları ve onun zararlarının en azını bilmenin ve ona kıyas yapmanm yolu nasıl bulunur? (94) sözüne itiraz edilirse;
Derim ki, selef tarafından büyük günahın sınırı olarak bildirile n şeyl6r isabetli bir tarif değildir. Aksine bu tarifler araştırmakla elde edilmiştir. Her nekadar bunun gibi tarifler isabetliy se de, bunlara, itiraz edilemiye ceğini beklememe k lazımdır. Çünkü büyük günahları kesin bir sınırla sınırlandırmak mümkün değildir." (95).
Sahabeden ve diğer nesillerd in gelen ilim erbabı,, büyük günahların sınırlandırmak suretiyle değil de, sayısını belirtmek suretiyle tarif edilebile ceğini söylemişlerdir. Bu görüşlerden bazıları şunlardır:
1- Abdür-Razzak ve Taberani, İbni Abbas'tan rivayet ettikleri ne göre, büyük günahlar hakkında şöyle demiştir: Büyük günahlar yetmişe, yediden daha fazla yakındır." (96). Bu sözler Rasululla h (s.a.v.) in, "Helak eden yedi (günah) tan sakınız" hadisine işaret etmektedi r, înşaallah yakında bu hadisle ilgili açıklama gelecekti r.    .
îbni cerir ve Taberani'nin Said b. Cübeyr yoluyla, yine İbni Abbas'tan rivayeti de şöyledir: "Bir adam İbni Abbas'a:
(92)   Kurtubi, el-Cami li Ahkâmi'l-Kur'an, 5/160-161.   İbnii'n-Nahhâs, Tenbihü'l-Gafilin, s.122
(93) İzzü'd-Din b. Abdüs-Selam, Kavaidü'l- Ahkâm fî Mesalihi'l-En'am, 1/22, Ebu Muhammed Izzü'd-dîn Abdü'l-Aziz b. Abdü's-Selam es-Sülemi. İmam, fakih, muhaddis ve alimlerin sultanıdır. Hicri 660 yılında vefat etmiştir. Nevevi, Sa hihi Müslim Şerhi, 2/85-86
(94) Heysemi, ez-Zevacir, 1/9.   Daha çok bügi edinmek işin bkz: Fethu'l-Bâri, 10/409 ve Advaü'l-Beyan, 7/195.
(95) Bugün, daha önceki devirlerd e olmayan fitne ve günahlar türemiştir. Çeşit çeşit içkiler, uyuşturucular, ahlakı düşüren yaşayış tarzları bunlara örnektir.
(96)  İbni Cerir, Tefsiru Câmii'l-Beyan, 1/41.   İbni Hacer, ez-Zevacir, 1/9

- Büyük günahlar kaç tanedir? Onlar yedi midir? diye somu O da şöyle cevap verdi:
- Onlar yediyüze yakındır. Ancak istiğfar varken büyük _ bulunmaz,   günahta ısrarla devam varken de küçük günah di;/e bir şey olmaz." (97).
İbni Mes'ud, îbni Abbas ve diğerlerinden gelen bir rivayetle de onlar büyük günahların, Cenab-ı Hakkın Nisa suresinin baş taraflarında (ayet, 31) "Size yasaklana nların (büyük olanlarından) kaçınırsanız, sizin kusurlarınızı örteriz ve sizi şerefli bir makama sokarız" ayetinde işaret ettiği şeyler olduğunu söylemişlerdir. (98).
2-  Büyük günahların yedi tane olduğunu söyleyenler vardır. Bunu söyleyenler Buhari ve Müslim'de Ebu Hüreyre'den rivayet edilen şu hadisi delil getirirle r: Rasululla h (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
-"Helak eden yedi günahtan sakınınız."
■Onlar nelerdir, ey Allah'ın Rasulü ? diye sorulduğunda,
-"Allah'a ortak koşmak, büyü yapmak, Allah'ın haram kıldığı canı, haksız yere öldürmek, yetimin malını yemek, faiz yemek, cepheden kaçmak, mümine ve hiçbir şeyden habersiz namuslu kadına zina iftirasında bulunmaktır" buyurdu. (99). Bunu açıkça kabul edip savunanla r Ali b. Ebu Talib, Ata ve diğerleridir. (100).
Bu iddiada bulunanla ra şu cevap verilir: Rasululla h (s.a.v.) in bu hadiste bildirdiği yedi büyük günah hasr için değildir, yani "sadece bunlar" demek değildir. Konuyu açıklamak için belirtilm iştir. Nitekim bundan başka hadislerd e, başka amellerin de büyük günah olduğu bildirilm iştir.                                                             i
3-  Dört tane,   üç tane,   on tane olduğu söylenmiştir. On tane olduğuna dair rivayet İbni Mes'ud'dan gelmekted ir. (101).
Bundan daha çok olduğu da söylenmiştir.
(97) a.g. eserler ve Fethu'l-Bari, 12/183.   İbnü'n-Nahhâs, Tenbihü'l-Gafilin, Bazıları bunu merfu olarak rivayet etmişlerdir. Daha çok bilgi için Minhacü'l-Kasıdîn'in Muhtasarına bakınız, s. 257.
(98) Bunu Hakim, Müstedrek'te ibni Mes'ud'dan rivayet etmiş ve Buhari ile Müslim'in şartlarına uygun sahih bir hadis olduğunu söylemiştir. İmam Zehe bi de ona uymuştur. 1/59
(99)  Buhari Şerhi Fethu'l-Bâri, Vesaya, 5/393, Hadis no: 2766.   Müslim,  Ey man, Tibyanü'l-Kebair ve Ekberuha 1/92, Hadis no; 89
(100)  İbni Hacer, ez-Zevacir, 1/9.   el-Cevabü'l-Kâfi, s. 136 (101)a.g.e.

4- On yedi tanedir diyenler de vardır. Bunu îbni kayyim, Ebu Talibi'l- Mekki'den şöyle nakletmek tedir:
"Büyük günahlar on yedidir. Bunun dördü kalbtedir: Şirk, günahta ısrar, kesin ümitsizlik, Allah'ın mekrinden kesin güven içinde olmak.
Dördü dildedir: Namuslu kadına iftira etmek, yalan şahitlik, büyücülük ki bu insanı veya onun organlarından birini değiştiren her sözdür, yalan yere yemin etmek ki bu da bir hakkı iptal eder ve bir batılı sabitleştirir.
Üçü insanın içinde (karnında) dır: Yetimin malını haksız olarak yemek, faiz almak, sarhoşluk veren içkileri içmek.
İkisi avret yerindedi r: Zina ve livata.                       ti-
lkisi eldedir: Adam öldürmek ve hırsızlık.                S
Birisi ayaktadır: Cihadda cepheden kaçmak.             * ■       "
Birisi bütün vücuttadır: Ana babaya asi olmak." (102).
Heysemi'nin bildirdiğine göre Alâî, Rasululla h (s.a.v.) in kesin olarak büyük günah olduğunu belirttiği şeyleri küçük bir kitabta toplamıştır. Bunlar: "Şirk, adam Öldürmek, zina, bilhassa bunun en kötüsü olan komşunun hanımıyla zina etmek, Cihadda cepheden kaçmak, faiz yemek (103), yetim malı yemek, iffetli kadınlara iftira etmek, büyü yapmak, yalancı şahidlik, yalan yere yemin etmek, kovuculuk, hırsızlık, şarap içmek, Allah'ın evi Kabe'nin harem oluşuna saygı göstermemek, alış veriş akdini bozmak, sünneti ter-ketmek, Hicretten sonra bedeviliğe dönmek, Allah'ın rahmetind en ümit kesmek, Allah'ın tuzağından emin olmak, artan suyu yolcuya vermemek, idrar sıçrantılarmdan sakınmamak, ana-babaya asi olmak ve onlara sövülmesine sebep olmak, vasiyette bazı mirasçıları zararlandırmak."
İşte bu yirmi beş şeyin hepsi, Rasululla h (s.a.v.) in hadisleri yle büyük günah olduğu sabit olan amellerdi r." (104).
Ben de diyorum ki, merhum Heysemi'nin yazdığı bu ameller Rasululla h (s.a.v.) in hadisîeriyle büyük günah olduğu sabit olan şeylerse de, sahih hadislerl e bildirile n büyük günahların hepsini kapsamama k tadır. Hadislerl e daha başkaları da bildirilm iştir. Sa-
(102)lbnü'l-Kayyim, el-Cevabü'l-Kâîi, s.136.   Ibni Hacer, ez-Zevâcir, 1/12
(103) Bazı hadislerd e geldiği üzere riba'nın en ağırı müslüman kardeşinin ırzını di fine dolamaktır. Bkz: Ebu Davut, Edeb, 35.  Ahmed b. Hanbel, 1/190
(104)  ez-Zevâcir, 1/9-10.

dece bunlar büyük günahlardır, dememek kaydıyla sırf örnek olarak bunlardan bazılarını yazıyorum:
1-Yalan söylemek: Buharı ve Müslim'in Ebu Hureyre (r.a.) den rivayet ettikleri bir hadiste Rasululla h (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Kim üzerimden (Benim adıma) bile bile yalan uydurur-sa cehennemd e ikamet edeceği yere hazırlansın." (105).
Bu mütevatir hadislerd endir.
Ibni Mes'ud (r. a.) den: Rasululla h (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Doğru söylemeniz gerekir. Zira doğruluk birr'e (iyiliğe) götürür, iyilikte cennete götürür. Kişi doğru söylemekte devam eder ve doğruluğu tercih ederse Allah katında çok doğru söyleyenlerden yazılır,. Yalandan da sakınınız. Zira yalan söylemek fücr'a (aşırı günahkârlığa) iletir, fücur da Cehenneme ulaştırır. Kişi yalan söylemeye devam eder ve yalanı tercih ederse, Allah katında çok yalan söyleyenlerden yazılır." (106).
Bu hadis yalancılığı huy edinmiş, sözlerinin ve davranışlarının çoğunda yalan adeti olmuş kişiler hakkındadır.
2- intihar etmek: Bu büyük bir suçtur. Cenabı Hak şöyle buyurur:
"Ey iman edenler, canlarınıza kıymayın (intihar etme-yin) şüphesiz Allah size karşı çok merhametl idir. Kim düş-manlık ve zulüm ile bunu yaparsa (bilsin ki) onu cehenneme sokacağız. Bu da Allah'a kolaydır." (107).
Cündüp b. Abdullah'dan: Rasululla h (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Sizden önce bir adam vardır, yaralıydı. Acıya dayanamadı, bir bıçak aldı ve onunla elini kopardı. Kanı durmadı ve sonunda
{105)Buhari, İlim, ismü men kezebe ale'n-nebiyy.   Fethu'l-Bari, 1/202.   Müslim, Mukaddime, Tağlizu'l-Kezibi ale'r-Rasul, .1/10, Hadis no: 3
[106] Buhari, Edeb, "Ya eyyühellezîne amenü't-tekullah ve kûnû mea's-sadikln" kavli, hadis no: 6094.   Fethu'i-Bârî, 10/507.   Müslim, el-Birr ve's-Sıla, kub hu'l-kizb ve hüsnü's-sıdk, 4/2013, hadis no: 2606
(107) Kur-an-ı Kerim, Nisa, 29-30                                                                   : ■-

öldü. Cenab-ı Hak, "Kulum bana gelmekte acele etti" buyurdu ve cenneti ona haram etti." (108).
Ebu Hüreyre (r.a.) den: Rasululla h (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Her kim kendisini bir demir parçasıyla öldürürse, demiri elinde kendi karnına vurup yarar olduğu halde ebedi ve daimi surette cehennem ateşinde olacaktır. Her kim zehir içer de kendisini öldürürse, o kimse zehiri elinde, cehennem ateşinde ebedi ve daimi olarak o zehiri içip duracaktır. Her kim de kendisini bir dağdan aşağı atar ve kendisini öldürürse, bu kimse de cehennem ateşi içinde ebedi ve daimi olarak kendisini yüksekten aşağıya bırakır olarak azab görecektir." (109) .'
Bu konuda başkasahih hadisler de vardır.
3- Lanet okumak: Bu haksız yere lanet okuyanlar içindir. Ve bu cehenneml iklerin sıfatıdır. Cenabı Hak şöyle buyurur:
"Her ümmet (cehenneme) girdikçe yoldaşına lanet etti."" (110) .
Ibni Mes'ud'dan (r.a.): Rasululîah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Müslümana   sövmek   fasikîıktır   ve   onu   öldürmek küfürdür." (111).
Sabit b. Dahhâk'tan: Rasululla h (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Müslümana lanet etmek onu öldürmek gibidir." (112).
İmran b.Husayn (r.a.) den: Rasululla h (s.a.v.) yolculukl arından birinde idi. Ensardan bir kadın da bir devenin sırtında idi. Devesinin huysuzluğundan rahatsız olup ona lanet okudu. Rasululla h (s.a.v.) bunu işitince: "Hayvanın üzerindeki yükü indirin, zira bu hayvan lanetlenm iştir" buyurdu. İmran b. Husayn der ki: "Sanki o de-
(108)  Buhari, Ehadisül-Enbiya, ma zükira an Beni Israii.   Müslim, Eyman, Tah rimü kaîlı'l-insan nefsehu, 1/107, Hadis no: 113
(109)   Buhari, Tıbb, şürbü's-sem ve'd-devai bihi.   Müslim, Eyman, tahrimü katli'l-insan nefsehu, 1/103-104. Tirmizi, hadis no: 2044
(110)  Kur'an-ı Kerim, A'raf, 38
(111) 'Buhari, Edeb, mâyünhâmine's-sibabi ve'f-lağni.   Müslim, Eyman, Kav
li'n-Nebİyy "Sibabü'l-Müslimi Füsukun" 1/81, hadis no: 64
(112)   Buharı, aynı yer, Müslim, Eyman, tahrimu katli'l- İnsan nefsehu, 1/104, hadis no: 110

veyi insanlar arasında yürürken görüyorum. Kimse onu almak veya binmek istemiyor du." (113).
4- Erkekleri n kadınlara, kadınların erkeklere benzemeye özenmesi,  saçma saç eklemek,  döğme yaptırmak ve dişleri seyreltip sivriltme k: Bunlar Rasululla h (s.a.v.) in yasakladığı işlerdendir.
İbni Abbas (r.a.) dan: "Rasululla h (s.a.v.) "kadınlara benzemeye özenen erkeklerl e,   erkeklere benzemeye özenen kadınlara "lanet" etmiştir." (114).  Bu benzeme özentisi ister giyimde, ister davranışta, ister konuşmada veya başka şekilde olsun, aynıdır,
İbni Ömer (r.a.) dan: Rasululla h (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Allah,  saçına, saç ekleyen ve saç ekleten kadınlarca,  derisine döğme yapan ve yaptıranlara lanet etsin. "
îbrıiMes'ud(r.a.) şöyle demişti:
"Allah döğme yapan ve yaptırana, yüzünün kıllarını alan ve aldırana, güzellik için dişlerini sivrilten e, Allah'ın yarattığını böylece değiştirenlere lanet etsin, "
Kadının birisi bu konuda îbni Mes'ud'a itiraz ederek,
-Ben Kur'an-ı baştan sona gözden geçirdim senin dedikleri ni bulamadım, dedi.
îbniMes'ud:    ■
-Allah Rasulünün lanet ettiğine ben niye lanet etmeyeyim, bu Allah'ın kitabında olan bir hükümdür.
Allah şöyle buyurmuyo r mu ?
"Allah Rasulü size ne getirdiys e onu alın, size neyi yasakladıysa ona dâ son verin." (115).                                                             

5- Bid'ad veya dalâlete çağırmak, veyahutta kötü bir yol, aojet bırakmak:                                                                               

Ebu Hüreyre (r.a.) den: Rasululla h (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Kim sapıklığa çağırırsa, kendisine tabi olanların günahları kadar da kendisine yazılır. Bu onların günahından bir şeyi eksiltmez ." (116).
.(113) Müslim, Birr, la'nü'd-devabb ve gayriha,   hadis no: 2595, 2004
(114)  Buhari, Libas, el-müteşebbihine bi'n-nisa.   Fethu'l-Bari, 10/332-333, ha dis no: 5885.   Ebu Davud, hadis no: 4930. Tirmizi, hadis no: 2785.
(115)  Buhari, Libas, el-mütefellicat lil-hüsni vei-mevsüle.   Fethu'l-Bari, 10/378, hadis no: 5942-5940. Müslim, Libas, tahrimu fi'lil-vâsıle, 3/1678, hadis no: 2125
(116)  Müslim, İlim, men senne sünneten haseneten, 4/2060, hadis no: 2674.

Münzir b. Cerir, babasından: RasuluIIa h (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Kim îslamda kötü bir yol (adet) çıkarırsa, ona bu hareketin in günahı yazılır ve kendisind en sonra bu adette amel edenlerin günahları kadar da onun üzerine yazılır. O âdetle amel edenlerin günahlarından da bir şey eksilmez." (117) .
Bu konuda başka hadisler de vardır. Mesela, "Her bid'ad sapıklıktır" hadisi bunlardan dır.
6- Kötü komşuluk: Ulemadan bir kısmı bunun büyük günahlardan olduğunu söylemişlerdir. Îbnü'l-Kayyim ve İbnü'n-Nahhas bunlardan dır. (118).
Bu görüşte olanların delil getirdikl eri hadislerd en ikisi şunlardır:
Ebu Şüreyh (r.a.) den : RasuluIIa h (s.a.v.):
"Allah'a yemin olsun ki iman etmiş olmaz, Allah'a yemin olsun ki iman etmiş olmaz. Allah'a yemin olsun ki iman etmiş olmaz" buyurdu.
-Ey Allah'ın Rasulü, rezil olup perişan olan bu adam kimdir? diye soruldu.
"Komşusu kötülüklerinden emin olmayan her kimsedir" (119) buyurdu.
Ebu Hüreyre (r.a.) den: RasuluIIa h (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Kim Allah'a ve ahiretgününe inanıyorsa, komşusuna ikramda bulunsun." (120).
Diğer bir rivayette ise, şöyledir:
"Kim Allah 'a ve ahiret gününe inanıyorsa, komşusuna eziyet etmesin. ".
Bunların dışında ulemanın yazdığı kitablard a yazılan büyük günahlar ki bu kitablara örnek Zehebi'nin Kebair'i, Îbnü'l-Kayyim'in Kebair'i ve Îbnü'l-Heysemi'nin Zevacir'idir.
Burada büyük günahlardan sadece bir kaç tanesinin ismini yazacağım:
(117)  Müslim, Zekat, et-hassü ale's-sadaka, 2/705, hadis no: 1017;
(118)  Bkz: Ibnü'n-Nahhas, Tenbihü'l-Gafilin, s. 200-201                  | (119)Buhari, Fethü'l-Bari Şerhi, 10/443, hadis no: 6016.   Müslim, İEyman, 1/68,
1   hadis no: 46                                                                               :
(120) Buhari, Edeb, Fethü'l-Bari, 10/445. Müsiim, Eyman, 1/68, hadis no: 47


mak.
7-  Allah'ın yaratmasına benzetmek kastıyla canlı resmi yap-
8- Elbiseyi uzatarak gururla yürümek.
9- îlmi dünyalık için Öğrenmek veya gizlemek.
10- Hainlik.
11- Rüşvet almak ve vermek.
12- Hülle yapmak ve kendisi için hülle yapılmak.
13- Allah'tan başkası adına kurban kesmek.
14- Yeryüzünün fıtri özelliklerini değiştirmek.              ■       s
15- Rafızüerin yaptığı gibi Sahabe-i Kirama sövmek.
16-  Cemaatle namazı,   bilhassa Cum'a namazını terketmek . (121).
Özet olarak, büyük günahın, kesin sayısı ve sınırı belli değildir. Ancak şu kaide var: Delilleri n haramlığınm kesinliğini ve şiddetini gösterdiği her günah büyüktür, ister o, lanet, gazab, cehennem, azab, had veya başka bir şekilde tehdide, korkutmay a muhatab olsun, ister olmasın. Varlık aleminde zararı büyük olan veya işlenmesinden büyük zararlar ortaya çıkan ameller büyük günahtır.
Küçük Günahın Tarifi:
Şeriat'in yasakladığı ameller olmakla beraber büyük günahlar gibi değillerdir. Büyük günahların tarifi ve sınırı dışında kalanlardır. îbni Abdi's-Seîam şöyle der: "Büyük günahların en küçüğünden daha az zararlı iseler bunlar küçük günühlardır." (122). Yoksa büyük günahlardır.

Şu. halde ulemanın yaptığı tarife göre küçük günahlar şunlardır:

1 - Korkutma, tehdit, lanet, gazab ve ceza gibi nehiy sebepleri yle ilgili olmayanla r, küçük günahlardır, ama bunlarla ilgili olur veya işleyenin imanını zedelerse o büyük günahtır.                     $ö
(121)  Bunların delilleri için şu kaynaklar a bkz: Nevevİ, Riyazü's-Salihin. İbnü'n-Nahhas, Tenbihü'l-Gafilin.   Zehebi, el-Kebair.   Ibnü'l-kayyim, el-Kebair. Heysemi, ez-Zevacir.
(122)  Kavaidü'l-Ahkam,s.38

2-  Şöyle de denilmiştir: Rasululla h'm (s.a.v.) yasakladıkları küçük, Allah'ın Kur'an-ı Kerim'inde yasakladıkları büyük günahtır. (123).
3-  Dünyada had vurulmakt an,   ahirette tehdide muhatab olmaktan aşağı derecede olanlar küçük günahlardır,    denilmiştir. (124).
4- Haramhğı konusunda bütün şeriatlerin ittifak ettiği şeyler büyük, bir şeriatin haram kabul edip diğerinde haram olmayanla r küçük günahlardır denilmiştir. (125). Ancak bu tarif kabul edilmez. Çünkü bir erkeğin iki kız kardeşle evlenmesi bazı şeriatlerde helal iken,   bizim şeriatimiz de bu haramdır ve büyük günahlardandır. Haram oluşu Kur'an-ı Kerim ile sabittir. (126).
Bu durumda, yukarıdaki bilgilerd en hareketle, küçük günahların sınırı, büyük günahların sınırından dışarıda kalmıştır. Çünkü büyük günahların en küçüğünün veya azmin sınırından dışarıda kalanlar küçük günahlardır. Şöyle de ifade edilebili r: Dünya ve ahiret cezasına muhatap olmayan ve tehdit, lanet, gazab ve uhre-vi cezayla yasaklanm ayan veya işleyenin îman'ını tehlikeye sokmayan şeylerdir. En iyi olanı Allah bilir.
Günahın Büyüğünden de, Küçüğünden de Kaçınmak Gerekir:
Allah'ın murakabes inde olduğunu bilen sadık iman sahibi müslüman'm helak edici büyük günahtan da, önemsenmeyen küçük günahtan da sakınması, hem de şiddetle sakınması lâzımdır. Çünkü bunlan işleyenler gaflet uykusunda n uyanmadıkları takdirde helak olurlar. Müslüman günah işlemek belasına uğrarsa, onu işlemekte ısrar edeceği yerde Allah'tan mağfiret diler ve günahına tevbe eder. ister bu günah büyük olsun, isterse küçük olsun. Nitekim İbni Abbas (r.a.) daha önce geçen ifadesind e, "İstiğfar varken büyük günah bulunmaz, günahta ısrarla devam varken de küçük günah diye bir şey kalmaz" demiştir. (127).
Israrla devam edilen küçük günahlar, büyük günah olurlar ve işleyeni helak ederler.
(123)  Ibnü'l-Kayyim, et-Cevabü'l-Kaîi, s.136.   Şerhu't-Tahaviyye, s. 371
(124)  a.g.e.
(125)  İbni Ebi'l-lzzi'l-Hanefi, Şerhu't-Tahaviyye, s. 371, el-Cevabü'l-Kâfi, s.136   .
(126)  Kur'an-ı Kerim, Nisa, 23
(127)          >z daha önce geçmiştir.

Sehl b. Sa'd (r.a.) in rivayet ettiği şu hadis durumu iyi açıklar: Rasululla h (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Küçük günahlardan sakınınız. Muhakkak küçük günahların durumu bir vadinin tabanına inmiş bir topluluğa benzer. Bunlardan birisi bir odun, diğer birisi bir odun getirir, bu ekmekleri ni pişirecek kadar odun taşıymcaya kadar devam eder. Muhakkak küçük günahların işleyicisi tutulursa helak olur." (128).
Buhari ve Müslim'deki Ebu Hureyre (r.a.) den rivayet edilen hadiste konuyu açıklar mahiyette dir, Ebu Hüreyre Rasululia h (s.a.v.) in şöyle buyurduğunu işitmiştir:
"Size neyi yasaklars am ondan sakınınız ve size neyi emrederse m onu da, gücünüzün yettiğince, yerine getiriniz ." (129).
Rasululla h (s.a.v.) "size neyi yasaklars am ondan sakınınız" buyurmuş ve bunda küçük günah, büyük günah ayırımı yapmadan, bunu günahlardan sakınmayı emretmiştir. Çünkü kötülük küçükte olsa bir benzerini çekecektir. Böylece de o kimse bir gün büyük günahlara düşecektir. Bunun için kötülük iyilikle giderilir, kötülükle değil. Cenabı Hak şöyle buyurur:         .          .     '
"Kötülüğü iyi, güzel olanla defet." (130).
Muaz ve Ebu Zerr'den rivayet edilen hadiste de Rasulujll ah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Nerede olursan ol, Allah'ın yasaklarından sakın ve kö'tülU,$ün arkasından hemen iyilik yap ki onun zararını gidersin." (131).
(128)  Ahmed b. Hanbel, 5/331, İmam Heysemi bu hadisin ricalinin sahih olduğunu söylemiştir.
(129)  Fethu'l-Bari, 13/219.   Müslim, 3/1831  hadis no:1337
(130)  Kur'an-ı Kerim, Mü"minün, 96
(131)  îirmizi rivayet etmiştir ve bunun hasen, sahih bir hadis oiduğunu söylemiştir, 4/355. Bu hadisi Ahmed b. Hanbel ve bankaları da rivayet' etmişlerdir.

Kul bir kötülüğe çatarsa, onun bu kötülüğü silecek bir iyilik yapması gerekir. Bu surette kötülüğün yerini iyilik, isyanın yerini itaat almış oî.ur. Zira kişi iyi işleri yapmaya muvaffak kılımrsa, ona alışır, onu sever ve kalbi ona yatışır. Kalbi ebediyyen iyilikten ayrılmak istemez. Kötülük yapmaya zorlansa bile ona kolay kolay ısınamaz. Kalbi daima ondan çekinir, hoşnut olmaz, İmanı ondan alıkoymaya çalışır. O her gün biraz daha hayrı artarak ve serden uzaklaşarak yaşar.
Ama kötülüğü emreden nefis (nefsi emmare) sadece amellerin hoşlanılmayanmdan, kötüsünden," şehvetlisinden hoşlanır ve ona yatışır. Cenabı Hak şöyle buyurur:
"Allah (onların tanrılarından ayrı olarak) tek başına anıldığı zaman, akirete inanmayan ların kalbleri ürker. Ama O'ndan başkaları anıldığı zaman, hemen sevinirle r." (132)
Küçük Günahlara Örnekler;
1- Kendisine bakması helâl olmayan kadınlara bakmak. Bunun için Cenabı Hak şöyle buyurur:
"Müminlere söyle: "Gözlerini (harama bakmaktan) sakınsınlar, ırzlarını korusunla r. Bu onlar için daha temizdir." (133).
Ebu Hüreyre (r.a.) den Rasululla h (s.a.v.)  şöyle buyurmuştur:
"Adem oğluna zinadan nasibi yazılmıştır. Şüphesiz bu nasibini idrak edecektir . Gözler zina eder. Onların zinası harama bakmaktır. Kulaklar zina eder. Onların zinası (şer'an yasak olan şeyi) dinlemekt ir. Elin zinası yasak şeye dokunmaktır, dilin zinası (gayri şer'i şeyleri) konuşmaktır. Ayağın zinası (yasak olan yere) yürümektir. Kalb meyleder ve ister, avret yeri ise bunu ya doğrular veya yalanlar/' (134).
İbni Cerir (r.a.) İbni Abbas (r.a.) dan naklen zikredere k der ki, hadiste bildirile n, gözlerin, kulakların, dilin, ellerin ve ayakların zinası küçük günahlar (lemem) dir. îbni Abbas, Ebu Hüreyre'nin hadisinde n önce şöyle demiştir: Ebu Hüreyre'nin   Rasulüllah (s.a.v.) den rivayet ettiği, "Adem oğluna zinadan nasibi yazılmıştır. Şüphesiz bu nasibini idrak edecektir" hadisinde bildirile nlerin küçük günahlar olduğunu gördüm. (Bunlar tıpatıp küçük günah ölçüsüne uyuyor.)" (135).         _________ ___.
(132)  Kur'an-ı Kerim, Zümer, 45
(133)  Kur'an-ı Kerim, Nur, 30
(134)   Müslim, Kader, küddira ala ibni Âdeme hazzuhu mine'z-zina, 4/2047,   ha dis no: 2657.   Buhari, İstizan, Zine'l-Cevarih. Hadis no: 2372
(135)  Müslim, Kader, küddira ale'bni Ademe hazzuhu mine'z-zina.   Tefsiru't-Taberi, 27/65-66.   Kurtubi, el-Cami li Ahkami'l-Kur'an, 17/106-107

Kim bu işlerden birine yaklaşırsa o Cehennem çukurlarından birinin kenanndadır, ayağının kaymasından korkulur.
2-  Ezandan sonra (namazı kılmadan)   camiden çıkmak: Ebu Hüreyre'den rivayet edilen bir hadis-i şerife göre bu hareket yasaklanmıştır. Şöyle ki: "Ebu Hüreyre mescidde idi. O anda müezzin ezan okudu. Bir adam da kalktı,  Ebu Hüreyre onu mescidden çıkıncaya kadar gözü ile takib etti. Adam çıkınca da:
-Şu adam var ya, işte o Ebul-Kasım'a (s.a.v.) asi oldu, dedi." (136).
3-  Hata ile mescide tükürmek: Enes (r.a.) den: Rasulüllah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:                                   
"Mescide tükürmek (günah olan bir) hatadır. Onun keffareti, gömülmesi (izalesi) dir." (137).                                 

Günümüzde, camilerim izde halı ve seccade tipi sergiler bulunduğu için bu hareket çok daha çirkin olur. Çünkü gömülmesi (izalesi) mümkün değildir.
4- Kapı  çalan kimseye içerden "Kim o?" diye sorulunca,   adını söylemeyip sadece "Ben" demek:
Cabir (r.a.) den; "Babamın borcu ile ilgili olarak (yardım istemek üzere) Rasulüllah (s.a.v.) in yanma geldim. Kapıyı çaldım. Rasulüllah:
- Kim o? diye sordu.
-  Benim,   dedim. Rasulüllah (s.a.v.)   hoşlanmadığını gösterir tarzda:
-Benim, benim, diyordu." (138).
Bu madde ve bundan sonraki maddeler mekruh olan işleri göstermektedir.                                          ■             \
5-  İhtiyaç olmadığı halde yatsı namazından sonra konuşmaya dalmak:
Ebu Berze (r.a.) den: "Rasulüllah (s.a.v.) yatsı namazından önce uyumaktan, sonra da konuşmaya dalmaktan hoşlanmazdı." (139).>
(136) Müslim, Mesâcid, en-nehyü ani'l-huruc mine'l-mescidi iza ezzene'l-müezzin, 1/453, hadis no: 655                                                                                   -j
(137) Buhari, Salat, keffaraîü'l-büzak fi'l-mescid.   Fethu'l-Bari, 1/511.   Müslim Mesacid, en-nehyü ani'l-büsakı fi'l-mescid, 1/388, hadis no: 552
(138)   Buhari, Isti'zan, İza kale mevzâkale ene.   Müslim, Âdâb, Kerahiyye ti kavlül-müste'zin ene,                                                                           ı
(139)   Buhari, Mevakiti's-Salât, mayükrahü mine's-semr ba'del-ışa'. Fsî-j hu'l-Bari, 2/73.   Müslim, Mesacid, İstihbabü't-tebkirfis-subh, 1/447, dis no: 647                  .                                                                        i

6- Yemek hazırken veya abdesti sıkışmışken namaz kılmaz: Âişe (r.anha) dan: Rasululla h (s.a.v.) in şöyle buyurduğunu işittim:
-Yemek hazırken ve abdesti sıkışmışken namaz kılınmaz." (140).
Burada delilleri ni vermeden başka örneklerde vereceğim, isteyen bunlar için kaynaklar a baş vurabilir .
7- Namazda elini böğrüne koymak.
8- Namazda sağına soluna bakmak.
| 9- Pislik yiyen deve ve sığıra binmek. 10-Yitiğini bağıra çağıra mescidde ilan edip aramak. 11-Mescidlerde davalaşıp münazaralaşmak.
12- Cum'a günü imam hutbe okurken çömelip oturmak.
13- "Nefsim pis oldu" demek.
14- Güzel kokuyu ikram edildiğinde geri çevirmek. 15-Rüzgara, horoza, zamana sövmek.
16-  Soğan,   sarımsak gibi şeyleri yedikten sonra mescidde cemaatle namaz kılmaya gitmek.
17- "Allah'ım, dilersen beni affet" diye dua etmek. Bu ve bunlara benzer, ulemanın tesbit ettiğiküçük günahlar. (141).

Küçük Günahların Tehlikesi:

Küçük günahlannbir çok tehlikesi vardır. Her şeyden önce bunlar yapıla yapıla büyür, büyük günahlara kapı açar. Bu, şu şebebler den doğar.
1- Israr ve yapmaya devam: Daha önce îbni Abbas'm, "Israrla yapıldığında küçük günah, tevbe edildiğinde büyük günah yoktur" sözü geçmişti. Su bir defa damlarsa bir şey olmayabil ir ama, damla damla düşmeye devam ederse taşı bile oyar.
(140)  Müslim, Mesâcid, kerahiyye tü's-satat bi hadratit-taâm, 1/393, hadis no: 560
(141)   Küçük günahları yazan kaynaklar: İbnü'n-Nahhas, Tenbihü'-Gafilin, s. 248 ve devamı.   Nevevi, Rİyazu's-Salihin.   Îbni Nüceym el-Mısri, es-Sağair ve'l-Kebair. Bu son eseri müellifin torunu Zeynü'd-Din Ahmed b. İbrahim b. Nüceymi'l-Mısri şerhetmiş, bu şerhi de Halil Isa tahkiklem iştir. (Daru'l- kütübi'l-İlmiyye,   Beyrut, Lübnan basımı ve Daru'i-Bâz, Mekke yayını)

2-  Günah işlemeye sevinmek veya günah işlemekle övünmek: Bu bir günahı işlemekten rahatlık duymak veya "Filanla nasıl işler yaptım biliyor musun?" veya "Filan'm şerefini nasıl iki paralık ettim." "Filan'm namusunu nasıl kirlettim ."   "Ticarette filanı şöyle şöyle aldattım" sözlerini övünerek anlatmak.
3- Günahı önemsememek: Kul günahı işlediği zaman bu Allah katında büyük ve ağırdır. Nitekim Abdullah b. Mes'ud (r.a.) şöyle der:
"Mü'min günahını, altında oturup da tepesine düşüverecekmiş büyük bir dağ gibi görür. Facir ise günahlarını burnuna konmuş sinek gibi görür ve onlardan böyle bahseder." (142),
Selefi Salihinde n birisi de şöyle dedi: "Günahının küçüklüğüne bakma, ancak kendisine isyan ettiğin Zatın ululuğuna bak." (143).
4-  Kendisine uyulan kişinin günah işlemesi: ilim sahibi kişi günahı işleyip bu da insanlar tarfından öğrenildiği zaman bu , Allah katında çok ağır olur. Minhacü'l-Kasıdîn'de şöyle ifade edilir: "Günahkar, kendisine uyulan bir alim olursa, onun bu günahı işlediği de bilinirse bu gözlerde büyür. îpek elbise giymek, gereken ikazı yapmadan zalim cebbarlar la düşüp kalkmak, ilimle şöhret için meşgul olmak, mesela cedel   ve münazarayı meşgale edinmek.. . Bü-tün bunlar bir ilim adamının kendisini n örnek edinilebi leceği hususlardır. Alim bunlarla meşgul ve meşhur olduktan sonra ölür,   ama şerri devam eder gider." (144). Çoğu kez cahiller onu örnek gösterirler ve "Sen ondan daha iyi mi bileceksi n?" diye de kafa tutarlar. Ancak hak şahıslarla bilinmez.
(142)  Buhari, Deavat, Tevbe, 4.   Fethu'l-Bari, 11/102
(143)  Ahmed b. Kudame el-Makdisî, Minhacü'l-Kasıdîn Muhtasarı, s. 258, Daru'l - Kıble lİ's-Sekafeti't-lslamiyye, (tahkik, el-Arnaüt)
(144)  Aynı kaynak

625. ■